Sömürü, Savaş ve Dışlamalar Sarmalında Göçler 22 Haziran 2025, 11:51
Göç, insan toplumlarının tabii ve sun’i sebepler ile yerlerinden ayrılması veya ayrılmak zorunda kalması hadisesidir. Göçler, bazan insanların bilgi ve becerilerini geliştirmek; bazan da belirli korku ve tehditlerden uzaklaşmak için mecburi olarak yerlerini terketmesi gibi iki boyutlu bir hadisedir.
Dünya’da bilgi, sanat ve eğitim merkezli göçler, iletişim ve teknik imkanların gelişmediği dönemlerde yapılan ve insanlığa büyük imkan ve fırsatlar sağlayan buluş ve keşiflerin ortaya çıkmasına yol açmıtır. Bu konuda, tarihimizde çok önemli kişiler ve keşiflerin yer aldığını biliyoruz.
Günümüzdeki göçler, maalesef büyük devletlerin toprak, yeraltı kaynakları ve stratejik noktaları ele geçirmek için başlattığı saldırganlıkların bir sonucu olarak gerçekleşmektedir. Özellikle sömürü altında yaşayan ve geçimlerini sağlayamayan çok sayıda Afrika, Asya ve Uzak Doğu ülkelerindeki insanların, normal hayat şartlarına ulaşmak için göçleri bir kurtuluş olarak gördüklerini de söylemek durumundayım.
Özellikle Batılı sömürgeci devletler, Afrika, Asya ve Orta Doğu’daki ülkelerin iktisadi imkanlarını sömürüp, gelirin çok büyük bölümünü kendi ülkelerine götürmeleriyle, bu ülkelerin insanları, kendi geleceklerini gelişmiş ülkelere göç ederek elde etmek zorunda kalmışlardır. Fakat bu durum, gelişmiş ülkeleri; bu sömürülmüş toplumların insanlarını kendi topraklarına girmelerini engelleyerek, ikinci bir felaket olan “illlegal göç” olayını gündeme gelmesine imkan sağlamıştır.
Savaşlar ve iktisadi imkanların yetersizliği, gelişmemiş veya gelişmekte olan ülkelerin özellikle genç ve orta yaş nüfusunu, her türlü tehlikeyi barındıran normal olmayan yol ve vasıtalarla gelişmekte olan ülkelere gitmeye zorlamış ve bu durum, göçmenlerin çok büyük ölçüde istismarına ve hayatlarını kaybetmelerine sebep olmuştur.
Günümüzde, uluslararası kurallarda “zorla göçe maruz kalanlar” için, göç alan ülkenin, göçmenlere kapılarını açmasına yönelik somut ve insani maddeler olmasına rağmen, Batılı ülkeler, rahatlarını bozmamak için bu kurallara uymamakta, mağdur ve göçe mecbur bırakılan insanların öldürülmelerine veya açlık, susuzluk, ulaşım kazaları ile hayatlarını kaybetmelerine sebep olmaktadır.
İnsancıl, demokrat ve medeniliği dünyaya her vesile ile yaymaya çalışan büyük devletler, göçmenleri kendi ülkelerine almayarak ve hatta onların yaşama ve geçinme haklarını engellemek için, birçok siyasi ve fiziki bariyerler koyarak, mağdur insanların hayat haklarını da ellerinden almaktadırlar.
Öyle görünüyor ki, önümüzdeki yıllar; küresel sistemi ellerinden bulunduran ülkeler, diğer ülkelerin imkan ve kaynaklarını ellerine geçirirken, arkada çok büyük bir insanlık drama oluşturmaya devam edeceklerdir. Özellikle, süper güç diye anılan büyük devletler, her türlü imkan ve fırsatlara sahip olmalarına rağmen; “doymak bilmez” tutumları ile hedeflerine ulaşmak için, birçok insanın kanını akıtan silahlı eylemlere de girmekten çekinmeyeceklerdir.
Bugünlerde sürdürülen Filistin ve Lübnan katliamları, söylediğimiz insanlık dışı tutumların, iktisaden gelişmiş, fakat sosyal yönden ilkelleşmiş batılı ülkelerin, kendilerinden başkalarına ve özellikle Müslüman toplumlara hayat hakkı tanımamalarının önemli bir göstergesi olmaktadır.
Prof. Dr. Sami Şener
DIĞER BLOGLAR
-
"Ahbap" Örneği Üzerinden, Düşünmeyi Öğrenmeden Kamuoyu Oluşturan Şöhretlerin Ağır Trajedisi
30 Temmuz 2026, 12:57 -
Gücün Yeni Merkezi Sosyoloji Üzerine Bir Değerlendirme: Yüksek Teknoloji Üreten, Sosyoloji de Üretir
24 Haziran 2026, 12:05 -
Yapay Zeka Fetişizmi
04 Haziran 2026, 11:05 -
Akademisyenin Mesuliyeti: Hakikatin ve İnsanın Hizmetinde Bir Ömür
02 Haziran 2026, 15:20 -
Okul Saldırganları Analizi
24 Nisan 2026, 14:28 -
Etin Bekleyişi, Zekâtın Sesi
24 Şubat 2026, 23:12 -
Google Sosyolojisi: Türkiye Halkı İnterneti Nasıl ve Neden Kullanıyor?
09 Ocak 2026, 11:56 -
Akıllı Binalarda Akılsız Hayatlar
24 Kasım 2025, 10:37 -
Ahlak Toplumsal Suç Oranlarını Nasıl Etkiler?
24 Kasım 2025, 10:09 -
Ekran Arkasında Empati: Dijital İş Dünyasında Bağ Kurmanın Yeni Yolları
19 Kasım 2025, 14:35

